Soğuk algınlığı nedir?

Prof Dr. Tanfer Kunt

Beylikdüzü Doktorları

Online Randevu

SOĞUK ALGINLIĞI

Soğuk algınlığı çeşitli virüsler tarafından oluşturulan hafif seyirli, üst solunum yolları belirtileriyle seyreden ve dünyada en fazla görülen hastalık  tablosudur.

Etken

Soğuk algınlığına yaklaşık 200 kadar virüs  neden olur. Olguların üçte birinden rinovirüsler sorumludur. Bunun dışında adenovirüsler, enterovirüsler, oronavirüsler, respiratuar sinsitial virüs  gibi virüsler soğuk algınlığına sebep olabilir. Diğer pek çok virüs başka organ ve sistemlerde infeksiyon meydana getirirken başlangıç dönemlerinde soğuk algınlığına benzer belirtilere yol açabilir.

Bulaşma Dönemi

Her mevsim görülebilmekle beraber, en sık sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkar. Bunda rol oynayan en önemli risk faktörü kalabalık ortamlarda yaşamdır. Özellikle kreş ve okula giden küçük çocuklar risk altındadır. Özellikle yaz mevsiminin bitip okulların ve kreşlerin açılması ile çocuklarda  bu enfeksiyonların hemen başladığını görmekteyiz. Diğer risk faktörleri olarak seyahat ve stres sayılabilir. Sigara içenlerde hastalık daha sık oluşmaz, ancak solunum yollarındaki fonksiyon bozukluğu sebebiyle hastalık daha ağır seyreder. Yapılan araştırmalar havanın soğukluğunun soğuk algınlığının başlaması ve seyretmesi ile ilişkili olmadığını gösteriyor. Bu araştırmalarda üst solunum yollarını etkileyen alerjiler ve adet dönemlerinin de hastalığa yakalanma riskini artırdığı belirlenmiştir.

Bulaşma yolu

Hastalık, hasta kişilerin öksürük ve hapşırıkla havaya saçılan damlacıkların havada asılı kalması ve hasta kişilerin salgılarıyla kirlenmiş eller ve eşyalarla direkt temas yoluyla bulaşır. Özellikle çevrede, eşyalar üzerinde günlerce canlı kalabilen rinovirüsler için direkt temas yoluyla bulaşma daha sık olarak görülür.

Belirtiler

Virüslerle karşılaştıktan 24 - 72 saat kadar sonra boğaz ağrısı, boğazda kuruluk ve kaşıntı hissinden sonra hızla burun akıntısı, burunda tıkanıklık, hapşırma, öksürük ve halsizlik meydana gelir. Başlangıçta burun akıntısı su gibi iken giderek kıvamı koyulaşır. Burundan konuşma mevcuttur. Bulaştırıcılık en fazla bu dönemdedir. Ateş erişkin hastalarda pek görülmezken yeni doğan ve çocuklarda yüksek olabilir. Gözlerde yaşarma, yanma, kulaklarda basınç hissi, tat duyusunda değişiklik diğer belirtilerdir. Hastalığın ortalama süresi  bir hafta kadardır. Sigara içenlerde, bağışıklığı baskılanmış kişilerde, bebek ve yaşlılarda ya da komplikasyon geliştiğinde bu süre uzayabilir. En sık görülen komplikasyon orta kulak iltihabı ve sinüzittir. Özellikle çocuklarda ve bağışıklığı baskılanmış hastalarda zatürre ve astım ataklarında artış gözükebilir. Sürekli ve çok kıvamlı balgam üreten öksürük, nefes alırken ağrı, devamlı kulak ağrısı, şişmiş büyükçe lenf bezleri, yutkunurken zorlanma, 39 C’yi geçen ateş durumlarında mutlaka doktora başvurmak gerekir.

Soğuk algınlığı ile  Grip birbiri ile karıştırılan hastalıklardır, Her ikiside viral enfeksiyonlardır ancak aralarında klinik tablo olarak farklılıklar vardır(tablo 1)

Tablo 1. Soğuk algınlığı ile gribal  enfeksiyonların klinik farklılıkları

Belirti

Soğuk Algınlığı

Grip

ateş

Bazen , hafif

Genellikle var ,yüksek

Baş ağrısı

bazen

Genellikle var

Vücut ağrısı

hafif

Sıklıkla var ,ciddi

halsizlik

bazen

Genellikle var

bitkinlik

yok

Genellikle var

Burun tıkanıklığı

Genelikle var

bazen

hapşırma

Genellikle var

Bazen

Boğaz ağrısı

Genellikle var

Bazen

öksürük

hafif

Genellikle var

komplikasyon

Sinüzit, orta kulak enf

Bronşit,pnömonia

Tedavi

Soğuk algınlığına birçok virüs sebep olduğundan tedavisinde belirtilere yönelik olarak ağrı kesiciler, burun akıntı ve tıkanıklığını giderici ilaçlar, öksürük ilaçları kullanılır. Tedavide antibiyotiklerin yararı olmadığı gibi solunum yollarındaki yararlı bakterileri baskılayarak zararlı bile olabilir. Aynı gerekçeyle antiviral ilaçlarda etkili değildir. Vücut bu virüslerin tümüne direnç geliştiremeyeceği için, tekrar tekrar soğuk algınlığı geçirilebilir.

Bulaştırıcılıkta, elle direkt temas ile alınan virüslerin, ağız ve burun mukozasına taşınması en önemli rolü oynadığı için, hastalıktan korunmada el temizliği, ellerin sık yıkanması çok önemlidir.